Yeşeren Toprak
Yeşeren Toprak
Menü
Online
Sitemizde şu anda 8 kişi online. (3 kullanıcı geziniyor Çocuk Eğitimi)

Üye: 0
Ziyaretçi: 8

daha...
Arama

ANADİLİ FAALİYETLERİ





ANADİLİ ÇALIŞMALARI

Her çocuk, anadilini en güzel şekilde kullanarak kendini ifade etmeyi öğrenmelidir. Doğrusu buna her yetişkin insanın da şiddetle ihtiyacı vardır. Dinlemesini bilen, fakat gerektiğinde düşüncelerini cesurca ve rahatça dile getirebilen bir nesle ihtiyaç var…O halde gurup çalışmalarında, çocuklarımızın bu yönde gelişmelerine yardımcı olmalıyız. Sadece bu değil… Dinlemeyi, dikkatini bir konuya yoğunlaştırmayı öğrenmeleri… Farklı konular hakkında bilgi sahibi olmaları ve düşünmeleri çok önemlidir. Tüm bunları, hazırlık, esas çalışma ve sonuç çalışmaları olmak üzere üç aşamada gerçekleştireceğimiz anadili faaliyetleriyle kazandırabiliriz.

Son olarak, anadili çalışmalarının bir günlük program içinde, okulöncesi guruplarda 15 – 20 dakikayı; ilköğretim guruplarında 20 – 25 dakikayı; lise guruplarında ise 35 – 40 dakikayı geçmemesi gerektiğini ifade edelim ve her bir aşama içinde neler yapılabileceğine ilişkin detaylara geçelim:


1- HAZIRLIK ÇALIŞMALARI: Bu kısım, esas çalışmaya hazırlık aşamasıdır.  Bilmece, şiir, parmak oyunu, tekerleme, fıkra, konuyla ilgili konuşma gibi çalışmaları kapsar. Her bir gün için, bunlardan biri ya da ikisi seçilir. Şimdi kısaca, açıklayalım bakalım :)

Bilmece:Amaç, konuyla ilgili bilmeceler sorup ipuçları vererek, çocukların cevaba ulaşmalarını sağlamaktır. Esas anlatım öncesinde çocukları ısındırmaya ve düşündürmeye yönelik bir uygulamadır. Küçük yaş guruplarında basit; büyük yaş guruplarında daha karmaşık bilmeceler sorulur. Bu uygulama sırasında eğitimcinin, yüz ifadelerini ve ses tonunu aktif kullanarak, çocukların merakını ve ilgisini canlandırması önemlidir. Bilmecelerin cevabını, sadece dille verebileceğimiz gibi, bir resim ya da fotoğraf kullanarak da verebiliriz.

Şiir:Şiir okuma, kafiyeli ve ahenkli olması sebebiyle, çocukların sevdiği bir edebi çalışmadır. Konuyla ilgili bir şiir mısra mısra çocuklara tekrar ettirilerek

okunur. Küçük yaşlarda somut, rahat anlaşılabilecek, basit ifadeli ve kısa şiirler; büyük yaş guruplarında ise, daha karmaşık ve soyut ifadelerin yer aldığı, daha uzun şiirler seçilebilir. Şiir çalışmasını, şiir okuma şeklinde yapabileceğiniz gibi, zaman zaman, şiir yazma veya şiir dinleme çalışmasına da çevirebilirsiniz.

Parmak Oyunu:Konuyla ilgili bir metnin, parmaklar kullanılarak, oyun halinde söylenmesidir. İki elin parmakları bir kukla gibi oynatılırken, sesimizle, çalışmayı daha etkili hale getiririz. Bu çalışma, çocukların dikkatini toplamada çok işimize yarar. Özellikle 4 – 6 yaş guruplarında sık sık kullanılmasında büyük faydalar vardır.

Tekerleme: Birbirine çok benzeyen seslerin sık sık tekrarlandığı, genellikle kafiyeli söz kalıplarıdır. Esas çalışma öncesinde bir tekerleme ile giriş yapmak da güzel olabilir. Çocukların dikkatini toplamak ve onlarda, dinleme ve dinlediğini tekrar edebilme becerisinin gelişmesini desteklemek için, zaman zaman programa alınmalı ve kullanılmalıdır. Her yaş gurubunda kullanılabilecek bir çalışma olmakla beraber, özellikle 12 yaşa kadarki çocuklar için daha ilgi çekicidir.

Fıkra ve Kıssalar:Kısa, özlü, aynı zamanda gülümseten ve düşündüren küçük bir hikayeyle de çocukları toparlamak mümkündür. Fıkra ve kıssalar, 7 yaştan sonraki guruplarda daha etkili bir çalışmadır. Neden? Zira okulöncesi gurup, bazı esprileri anlamakta ciddi güçlük çeker. Bu yaştaki çocuklar, olayları düz bir mantıkla değerlendirdiklerinden, mesela, “ye kürküm ye” esprisini anlayamazlar. Nasreddin Hoca fıkraları yahut konularımıza uygun başka fıkra veya kıssalar malzeme olarak kullanılabilir. Elbette içeriğin kaliteli olmasına özellikle dikkat etmeliyiz. Bu uygulamayı çocuklara fıkra anlatarak yapabileceğimiz gibi, onlardan, bildikleri fıkraları paylaşmalarını isteyerek de gerçekleştirebiliriz.
Konuyla İlgili Konuşma:Yukarıda saydığımız yöntemlerden farklı olarak burada, konumuza ilişkin bazı konuşmalar yapmaktan bahsedeceğiz. Bu, işleyeceğimiz konuyu düşündürmek amaçlı sorular sorabileceğimiz ya da konuyla ilgili, giriş mahiyetinde konuşmalar yapabileceğimiz bir aktivitedir. Konuşmayı, yaş gurubunun seviyesine göre, açık ve anlaşılır bir şekilde yapmalıyız. Mümkün olduğunca, çocukları da katarak konuşmamız ve karşılıklı sohbet havasında devam etmemiz de önemlidir. Özlü sözlerin, anlamlı beyitlerin konuşmamızı süslemesi, pek güzel olur. O halde, tüm diğerleri gibi, bu etkinlik için de bir ön hazırlığın yapılmış olması şarttır.  


2 - ESAS ÇALIŞAMLAR : Esas mesajın verildiği, söylenmesi gereken esas sözlerin söylendiği kısımdır. Bu kısımda, aşağıdaki yöntemlerden birini seçerek, anlatımınızı gerçekleştirirsiniz. Bir gün içinde, aşağıdakilerden sadece birini seçer ve uygularsınız. Nasıl mı? Hadi bakalım :)

Resimli Kitapla Hikaye Okuma: Özellikle okulöncesi guruplarda sık sık yapılması gereken faaliyetlerden biridir. Bu yaş gurubu için resimli anlatım, son derece önemlidir.

Birinci uyarı!: Kitabı okurken çocuklara doğru tutmalı ve onlar resimlere bakarken, siz de bir yandan okumalısınız. Peki, resimlerini çocuklara göstermeden okumaya kalkarsanız neler olur? Meraklı çocuklar siz kitabı okurken, yerlerinden kalkıp, birer ikişer yanınıza gelir ve bir karmaşa olur :)

İkinci uyarı!: Kitabı önceden okumuş olarak çocukların karşısına çıkmalısınız. Yoksa ne olur? Yoksa, kontrolü kolayca kaybeder ve şaşırır kalırsınız :)

Siz okumayı tamamladıktan sonra, çocukların da okuma yapmalarına fırsat tanıyın. Aşağıda, arkadaşlarına kitap okuyan bir okulöncesi gurup çocuğu görüyorsunuz. Kitabı nasıl mı okuyor? Sizin okumanızdan hatırında kalanları kullanarak ve kitabın resimlerine bakarak yorum yapıyor :)


  

Çocuğun kitabı nasıl tuttuğuna dikkat edin. Resimli kitap okurken, sizin de duruşunuz bu olmalı. Elbette daha rahat ve profesyonel olmalısınız ve okumaları üstten yapmalısınız. O halde çocukların karşısına çıkmadan önce, ayna karşısında birkaç antrenman yapmayı ihmal etmeyin. Ve üstten okumaya alışın :)

Hikaye-Konu Anlatma:Çocuklara, o günün konusuna uygun bir hikayeyi anlatmak ya da konuyu, detaylarına girerek işlemektir. Hikaye anlatımları, her yaş gurubunun ilgisini çeken çalışmalardır ve bilginin zihinde kalıcı olmasına yardımcı olur. O halde her yaş gurubunda uygulanabilecek bir etkinliktir.
Hikaye ya da konu anlatırken dikkat edilmesi gereken en önemli şey, seviyeye uygun olmasıdır. 5 yaş gurubuna anlattığınız hikaye ile 12 yaşa anlattığınız hikaye aynı olamaz. Elbette yaş büyüdükçe, verilen mesajların da değişmesi beklenir. O halde, aynı konuyu, seviyeye göre hazırlamak suretiyle, her yaş gurubunda işleyebilirsiniz. Bunu yaparken, aşağıdaki usullerden birini seçip kullanmanız, işinizi kolaylaştıracak ve veriminizi artıracaktır:


*Kartlarla hikaye-konu anlatma: Hikayenin ya da konunun, hazırlanmış resimli kartlar yardımıyla anlatılmasıdır. Bir dosya kağıdı büyüklüğünde beş – altı kartın üzerine, anlatımınızı güçlendirecek resimler çizip boyayarak çocuklara sunarsınız. Bu tekniğe “şimşek kart” denir. Bunun yanı sıra, fon kartonları üzerine hazırlayacağınız bazı figürlerle anlatım yapmanız da, kartlı anlatım içine girer. Burada amacımız, görsel bir unsur kullanarak, hem dikkati yoğunlaştırmak, hem de konunun daha rahat anlaşılmasına yardımcı olmaktır.
Kartlı anlatım yaparken de, resimleri çocukların görebileceği şekilde tutmanız; bir yandan anlatırken, bir yandan çocukların resimleri görmesini sağlamanız gerekir. Aşağıda, renkli kağıtlardan hazırlanmış iki farklı tiplemenin, nasıl anlatım kartı haline getirildiğini görüyorsunuz. Arkasına sadece bir cetvel ya da çubuk yapıştırarak, şu şaşkın çiçekçiği de kullanıma hazır hale getirebilirsiniz: :)


 

*Panoyla hikaye-konu anlatma: Hikaye içinde adı geçen kahramanlar resmedilerek, anlatım sırasında, yeri geldikçe panoya asılır. Pano, strafor üzerine kumaş kaplanarak elde edilebileceği gibi, hazır mantar pano da kullanılabilir. Kahramanları panoya yerleştirme işini, raptiye ya da toplu iğneler yardımıyla yapabilirsiniz.

*Beyaz tahtada konu-hikaye anlatma:Anlatımı yaparken, bir beyaz tahta üzerinde çizimler yaparak, görsellik ve hareketlilik sağlarsınız. Bunu yapabilmeniz için, çiziminizin kuvvetli olması gerekir. Eğer bu hususta kendinizi yeterli hissetmiyorsanız, diğer teknikleri kullanın  Aşağıda, namaz konusu anlatılırken yapılmış basit bir çizim görüyorsunuz:



*Kukla ile hikaye-konu anlatma: Anlatım yaparken kuklaları kullanmamız ve söyleyeceklerimizi kuklaların ağzından söylememizdir. Çoğu zaman, direkt anlatımlar yerine bu tip yöntemler kullanmak çok daha faydalıdır. Çocuklar, bir yandan eğlenirken, diğer yandan öğrenmiş olurlar. Kukla olarak, Karagöz-Hacivat, çorap kuklası ya da parmak kuklası kullanabilirsiniz. Bu kuklaları, artık malzemeler yardımıyla, hiç masraf etmeden kolayca hazırlayabilirsiniz. Aşağıdaki, eski çoraplardan yapılmış çorap kuklalarını, mukavva üzerine kumaş boyası ile boyanarak hazırlanmış Hacivat karagöz kuklasını ve artık kumaş ve kağıtlar yardımıyla hazırlanmış güneş, mikrop ve bulut tiplemelerini bulacaksınız. :)


 


 

*Slaytla hikaye-konu anlatma:Anlatımın, bir bilgisayar yardımıyla, slayt sunumu şeklinde yapılmasıdır. Her yaş gurubunda rahatlıkla uygulanabilecek etkili bir yöntemdir. Elbette, anlatımın başarılı olması, slaytların en güzel şekilde hazırlanmasına bağlıdır. Bunun için, işi bilen birinden yardım almanız; eğer kendinize güveniyorsanız, titiz bir çalışma yapmanız gerekir.

*Sade hikaye konu anlatımı:Anlatımın, başka hiçbir materyal kullanılmadan, sadece sizin tarafınızdan yapıldığı bir yöntemdir. En sade anlatımda bile kişinin, kendi üzerinde mevcut donanımı en aktif şekilde kullanması gerekir. Kuklanız, panonuz, kitaplarınız ya da bir bilgisayarınız yoksa, anlatım yapamayacak mısınız? Hayır, hiç bahane değil bunlar! :) Bu durumda, siz, kendinizi etkili bir materyal olarak düşüneceksiniz. Şöyle ki: Sesiniz ve mimikleriniz başta olmak üzere, tüm vücudunuzu en aktif şekilde kullanacak ve sanki bir tiyatro oyuncusu gibi, anlatmanız gereken konu ya da hikayeyi canlandıracaksınız. Durgun ve monoton bir anlatım şekli, her yaş gurubu için sıkıcıdır. O halde dikkat çekici ve ilgiyi diri tutucu bir tarz yakalamak çok önemli… En sade anlatımda bile, konuşturmalısınız bütün hünerinizi... Hadi görelim sizi! :)

Kitap Okuma: Resimli kitap okumadan farklı bir çalışmadır ve 9 yaş sonrası için düşünülmesi daha uygundur. Öncelikle seçtiğiniz kitabın, çocukların yaşı, ilgi alanları ve seviyeleri ile uyumlu olup olmadığına dikkat etmelisiniz. Ardından, bir günlük çalışma için, o kitaptan okuyacağınız kısmı belirlersiniz. Çocukların dikkat sürelerinin kısalığını da hesaba katmanız gerekir elbette. Diğer önemli bir husus, okuma yaparken ses tonunuzu çok iyi kullanmanız ve sık sık dinleyicilerle göz teması kurmanızdır.
Özellikle büyük yaş guruplarında, okuma görevini, seri ve düzgün okuyan bir çocuğa da verebilirsiniz. Eğer bu çalışmayı 7 – 9 yaş gurubunda düşünüyorsanız, o zaman, okuması çok iyi olmasa da çocuklara fırsat verin ki, onlar, sizin vesilenizle okumalarını geliştirme fırsatı bulsunlar. Elbette bu durumda, bir çocuk için, sadece birkaç dakikalık bir okuma süresinden bahsedebiliriz. Çünkü seri olmayan bir okuma, dinleyici konumunda kalacak diğer çocuklar için sıkıcı olabilir. Bu durumda, çok iyi bir gözlemci ve kontrolör olup, gurupta dayanışma, birbirine yardımcı olma, başarıya ve zaaflara saygılı olma, sadece çok iyi olana değil, iyi olamayana da hoşgörü ve anlayışla bakabilme gibi birçok başka hassasiyeti de kazandırabilirsiniz.Roman tarzı bir kitap seçmişseniz ve baştan sona okumayı planlıyorsanız, bunu da, “arkası yarın” şeklinde, her gün belli miktarda sayfayı okuyarak devam ettirmeniz en güzelidir.

Kitap İncelemeleri: Bu çalışma, özellikle 12 – 15 yaş gurubu için uygundur. Çocuklarla beraber seçeceğiniz bir kitabın, yine çocuklar tarafından okunup incelendikten sonra, gurupta tartışılmasıdır. Her çocuk, kitapla ilgili kendi düşüncelerini ve çıkarımlarını ortaya koyarak, hem yapmış olduğu tespitleri, hem de bakış açısını ifade etmiş olur. Eğer kalabalık bir gurupsanız, her yeni kitapta, özellikle birkaç kişiye görev vererek de çalışmayı gerçekleştirebilirsiniz. Yani bu durumda, incelemeyi guruptaki tüm çocuklar yapmakla beraber, sunum için -mesela üç kişi- özel olarak görevlendirilebilir.
Kitap seçerken, özellikle çocuklarda merak uyandıran, onların ilgi duyduğu bazı kitapları düşünebileceğiniz gibi, faydalı olacağına inandığınız herhangi bir kitabı da seçebilirsiniz.

Kütüphane Saatleri: Bu saatler, çocuklarda kütüphane adabını yerleştirmeyi amaçlar. Bunun için gurup çalışma odanızda bir kütüphane havası estirmelisiniz. Bunu nasıl yapacaksınız? Elbette öncelikle, kütüphanede nasıl davranılması gerektiğini güzelce anlatarak.  Şöyle ki: Kütüphane, birçok insanın aynı anda faydalandığı bir yerdir. O halde orada, bir başkasını rahatsız etmemek çok önemlidir. Sessiz olunmalı, bir ihtiyaç için konuşulacaksa, bunu çok alçak bir sesle, diğer insanları rahatsız etmeyecek şekilde yapmalıdır. Herkes aldığı kitabı en dikkatli şekilde ve yıpratmadan okumalı ve bitirdiğinde, sessizce yerine koymalıdır. Kitaplar çok inceyse ve birkaç dakikada okunabilecek türdense ( Örn: Okulöncesi gurup kitapları) o zaman bir kitabı bitiren arkadaşımız, bir başka arkadaşıyla, yukarıdaki kurallara uymak suretiyle değiştirme yapabilir.
Bunları hatırlattıktan sonra, mevcut masalar, masa yoksa sehpalar kullanılarak, kütüphane saati başlatılır. Bu sırada gözlem yapılarak, hangi çocuğun ne kadar kurallara uyabildiği takip edilir. Bu çalışma özellikle 12 yaşa kadar gerekli ve faydalıdır.

3 - SONUÇ ÇALIŞMALARI:İşlediğiniz konuyu, ana hatlarıyla tekrar ederek toparlayacağınız ve vermek istediğiniz mesajı, farklı usullerle son kez vurgulayacağınız kısımdır. Aşağıdaki yöntemlerden birini seçerek, anadili çalışmanızı sonuçlandırabilirsiniz:

Hikâyenin-konunun çocuklar tarafından tekrar edilmesi: Anlattıklarınızın, çocuklar tarafından tekrar edildiği bir çalışmadır. Bu çalışmayla, hem tekrar ile konu pekişmiş olur, hem de çocuklarda, dinleme, duyduklarını ifade edebilme, bir gurup karşısında konuşabilme gibi özellikler gelişir. Süreniz dahilinde, bir ya da daha fazla çocuğa tekrar fırsatı verebilirsiniz. Bunu yaparken, farklı günlerde, başka başka çocukların sunum yapmasını sağlamalısınız. Sadece belli bir – iki çocuğun konuştuğu bir çalışma, başarılı bir çalışma sayılamaz. En iyi çalışma, çocukların tamamına gelişme fırsatının verildiği çalışmadır.

Sorulu cevaplı hikaye-konu incelemesi:Anlatım sonrasında, konuyla ilgili olarak sorulacak sorulara, çocukların cevap verdiği bir aktivitedir. Sorular, anlatımın bir nevi tekrar edilmesine sebep olur. Böylece, dikkatten kaçmış olabilecek detaylara girilir ve verilmek istenen mesaj tekrar edilir.  

Hikaye tamamlama:Esas çalışma sırasında, hikayenin, giriş ve gelişme bölümü anlatıldıktan sonra, sonuç bölümü çocuklara bırakılır. Çocuklardan, “acaba bundan sonra neler oldu?” “acaba bu hikayenin sonu nasıl?” gibi sorularla, sonucu düşünmeleri istenir. Her çocuk, kendi senaryosunu zihninde oluşturur ve guruptaki diğer arkadaşlarıyla paylaşır.
Bu çalışmayı, bir oylamayla, “en iyi senaryo” seçimi yaparak, daha da hareketli hale getirebilirsiniz. Büyük yaşlarda bunu “en iyi final sahnesi yazarı” gibi bir isimle, yarışmaya çevirmeniz ve velilerin de katılacağı bir organizasyonda sonuçlandırmanız, motivasyonu artırıcı, güzel bir uygulama olabilir. :)

Dramatizasyon: Anlatılan hikayedeki kahramanların her biri, çocuklar tarafından canlandırılır ve böylece dramatizasyon gerçekleşir. Bu çalışmada dikkat edilmesi gereken en önemli husus, çocukların her birine bir rol verilmesidir.

Üç kahramanın bulunduğu bir hikaye için, mesela on kişilik bir gurupta, nasıl herkese rol verilir? Şöyle: Üç kahramanın rolü, üç ayrı çocuğa verilir. Ardından, hikayede adı geçen canlı ya da cansız diğer varlıklar için de birer çocuk görevlendirilir. Bazı çocukların koyun, bazılarının ağaç olması gibi… Özelikle 4 – 6 ve 7 – 9 yaş gurubunda bunu rahatlıkla yapabilirsiniz.
Küçük yaşlarda çocukların, başrol kaprisi yapmaları pek olası değildir. Fakat özellikle dokuz yaştan sonraki guruplarda, çocukların artık bir rolü daha çok istediklerine, verilen rolu kabul etmeyip, başka birinde ısrar ettiklerine şahit olmaya başlarsınız. Bunun sebebi, yaşın büyümesiyle beraber, kendi reyinin ve benliğinin de güçlenmesidir. Beş yaş çocuğuna “koyun ol” dediğinizde, hemen melemeye ve bir koyun gibi dört ayağının üzerinde yürümeye başlar ve rolünü en güzel biçimde oynamaya çalışırken; aynı komutu on iki yaşında bir çocuğa verdiğinizde, itirazla karşılaşabilirsiniz. Altı yaşındaki bir çocuk, ille de başrolde olmak için ısrar etmezken, on yaşındaki bir çocuk, başrol kendisine verilmediği için, tatsızlık çıkarabilir.
Bu durumda ifade edilmesi gereken en önemli gerçek şudur: Kişi, rolüyle değil, rolünü nasıl oynadığıyla değer kazanır. O halde, sahnede figüran olanla, başrol oynayan arasında, değer açısından bir fark yoktur. Her oyuncuyu değerli kılan, rolünü aşkla ve şevkle oynamasıdır. Zaten, figüranlık için seçilen çocuk, büyük ihtimalle başrolü oynayacak güçte değildir. Allah herkese farklı kabiliyetler vermiş, rollerini de buna göre seçmiştir.
Dramatizasyon çalışmalarında amacımız, sadece bir hikayeyi ya da olayı canlandırmak değil, çocukların bu gerçekleri düşünmesine vesile olarak, hazımlı ve anlayışlı birer insan olmalarına aracılık etmektir.
Dramatizasyon çalışmaları sırasında, eşarp, baston, gözlük gibi basit bazı kostümler kullanılabileceği gibi, hiç kostüm kullanılmayabilir de.

Pandomim:Bir durumun, kelimeler ve cümleler kullanılmadan, sadece basit bazı sesler ve özellikle de vücut hareketleri yardımıyla anlatıldığı gösteri tarzıdır. Bir kelimeyi ya da olayı, bu şekilde anlatabilmek, zamanla kolaylaşacak bir beceridir. O halde, anadili çalışmalarının sonuç kısmında, o gün öğrettiğimiz kavram, konu ya da vakıaya dair pandomim çalışmaları yapmak, hem eğitici, hem eğlendirici olacaktır. Özellikle çocukların, görsel unsurları iyi değerlendirebilme güçlerini geliştirmek, bakışlarını görüşe çevirme güçlerini artırmak açısından, pandomimin faydalı olacağı muhakkaktır.

Görüş alışverişi: Anlatılan hikayeye ya da konuya ilişkin, çocuklarla fikir alışverişi yapılmasıdır. Çocukların kendi görüşlerini rahatça ifade edebilmeleri, onlara bu zeminin hazırlanmasıyla mümkün olabilir. Bu çalışmanın her yaş gurubunda kesinlikle ve sık sık yapılması, son derece faydalıdır. Özellikle bir gurup karşısında konuşmaktan çekinen, hitap etmekte zorlanan çocukların bu fobilerini aşmalarında, çok önemli bir rol oynar.

Bu çalışma sırasında, son derece özgür bir ortam sağlanarak, her çocuğa fikrini açıklama fırsatı verilir. Ardından, en doğru sonuca, yine beraberce düşünülerek varılır. Bu yapılırken, eğitimci tarafından, işlenen konuya ilişkin sağlam kaynaklar gösterilmesi elbette çok önemlidir. Özellikle 12 – 15 yaş guruplarında, çok daha titizlikle yürütülmesi gereken bir faaliyettir.


Yazı çalışmaları: Bu çalışma, 4 – 6 yaş gurubunda, ilkokula hazırlık maksadıyla yapılır ve özellikle küçük kas gelişimini destekleyip, çocuğa kalem tutma ve kullanma alışkanlığı vermeyi amaçlar. Bu yaş gurubunda yazı çalışması, karalamalarla başlayıp, farklı bir takım çizgilerin tecrübe edilmesiyle devam eder.
7 – 9 ve 9 – 12 yaş gurubunda bu çalışmayı, güzel yazı dersi gibi düşünebiliriz. Yazmayı zaten öğrenmiş olan bu yaş gurubu çocuklarının, atasözleri, beyitler, özlü sözleri, kendi el yazıları ile yazmalarını sağlayarak, bu yazıları, meselâ duvar gazetesinde sergilemek, oldukça faydalı olacaktır. Böylece çocuklar, bir yandan estetik fontlarla yazmaya alışır, bir yandan da işlenen konularda geçen bazı önemli mesajları, yazarak kalıcı hale getirirler.
Daha büyük yaş guruplarında, yazı çalışmalarını hat sanatına giriş şeklinde düşünebilir ve özellikle ilgisi ve kabiliyeti bulunan gençleri, hat sanatına yönlendirebiliriz.

 


NEDEN ANADİLİ ÇALIŞMALARI YAPMAMIZ GEREKİR?
ÇÜNKÜ:

- Bir lisan, bir insandır derler. O halde öncelikle her insan anadilini en etkili şekilde kullanmayı öğrenmek zorundadır.


- Kendi dilini en güzel şekilde konuşabilen ve anadiliyle en güzel şekilde yazabilen insan, çifte zengindir.


- Dinlemeyi, duygu ve düşüncelerini rahatlıkla ifade edebilmeyi öğrenmek, bu çalışma ile mümkün olur.

- Fikirlerini çekinmeden açıklayabilmek, onların arkasında cesaretle durabilmek, için, dilini iyi kullanmayı bilmek gerekir.

- Anadili çalışmaları, öğrencilerin sosyal ortamlarda hitabet gücünü geliştirir ve bu alandaki zaaflarını azaltmalarına destek olur.


- Kendini sadece konuşarak değil, gerektiğinde bakışlarını ve mimiklerini aktif olarak kullanmak suretiyle, vücut diliyle de anlatabilme becerisini kazandırır.


- Öğrencilerimizde kitap okuma ilgisini körükleyerek, farklı kültürlere aşinalık kazandırır.


- Kelime haznesini geliştirmede, daha düzgün konuşma ve yazmada, anadili faaliyetleri ciddi bir katkı sağlar.


- Öğrenciler, yanlış olduğunu düşündükleri hususlar için itiraz etme cesaretini, bu çalışmalar vesilesiyle geliştirir.


 



Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön. Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön.
[ NELER YAPABİLİRİZ? sayfasına geri dön. | Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön. | Bu Sayfayı Yazdır]

  .