Yeşeren Toprak
Yeşeren Toprak
Menü
Online
Sitemizde şu anda 8 kişi online. (2 kullanıcı geziniyor Çocuk Eğitimi)

Üye: 0
Ziyaretçi: 8

daha...
Arama

DERS DIŞI FAAİLİYETLER

DERS DIŞI FAALİYETLER

Esaslı bir dinlenme, devam etmekte olan bir faaliyetin, bir başkasıyla değiştirilmesi, yani kişinin hayatında değişiklikler yaşaması ile mümkündür. Bir öğrencinin hayatında en büyük yeri derslerin kapladığını düşünürsek, ders dışı faaliyetlerin, öğrencinin motivasyonunu güçlendirmek açısından son derece önemli aktiviteler olduğunu da hemen fark ederiz.

Rutin bir ders programının, monoton bir havaya bürünmesine engel olacak en sağlıklı yaklaşım, ders saatleri dışında, bir yandan eğlendirip dinlendirirken, bir yandan da öğretecek çeşitli faaliyetleri, kesinlikle ihmal etmemektir.

Aşağıda, örnekleri bulacağınız bu faaliyet örneklerini çoğaltabilir, çeşitlendirebilirsiniz.

Kitap Okuma Kampanyası

Kitap okumak, genel kültürün, kelime haznesinin, okuma hızının gelişmesinde, beynin çalışmasında ve dinlenmesinde en etkili ve klasik yöntemlerden biridir.

Her zaman okunmakta olanların dışında bazı kitaplar okumakla kişi, hem rahatlar, hem de farklı konular halkında bilgi sahibi olma, farklı kültürleri tanıma fırsatı bulur.

Kitap okuma kampanyalarını nasıl düzenleriz? Şöyle: Öncelikle öğrencilerimize, böyle bir kampanya başlatacağımızı haber veririz. Ardından, kampanya süresi ve mahiyeti ile ilgili bilgi veririz. En sonunda ise, ödüllendirme yapar ve ikinci bir kampanyaya geçeriz. Aşağıda, bahsettiğimiz bu haber verme, bilgilendirme ve ödüllendirme işinin nasıl yapıldığını okuyacaksınız:

“Arkadaşlar! Bugün bir kampanya başlatacağız: Kitap okuma kampanyası. Bu günden itibaren herkes, ilgi duyduğu kitaplardan dilediklerini okumaya başlayacak. Her hafta sonu, okuduğunuz kitap sayısını, kitapların adını ve yazarını görevli arkadaşımıza yazdırın ( Öğrenciler arasından, bu işi yürütebilecek bir gönüllü seçilmesi gerekir). Bir aylık süre içerisinde, en çok sayıda kitabı okuyan arkadaşımızı, ay sonunda ödüllendireceğiz.”

Bu süreyi, bir ay değil de on beş gün ya da bir hafta olarak düşünebilirsiniz.
Kitap okuma kampanyasını küçük yaş guruplarıyla yapıyorsanız, daha kısa süreli hedefler belirlemeniz daha iyi olur. Mesela, 7 – 9 yaş gurubu için düzenlediğiniz kampanyanın süresi, bir hafta olabilir. Süre bitiminde, hemen ikinci bir kampanyayı başlatabilirsiniz.

Yardımlaşma Kampanyası

Yardımlaşmak, maddi ya da manevi zenginliğini bölüşmek demektir. Burada hemen şunu ifade edelim: Yardım alan ve veren taraf olmazsa, yardımlaşmak diye bir kavram da olamaz. O halde, yardımı alan taraf olmanızla, veren taraf olmanız arasında kıymet bakımından fark yoktur. Nasıl ki selamlaşmada, selamı alan da veren de, bunu gönül rahatlığıyla yapar, yardımlaşırken de aynı şekilde olması gerekir. Aksi taktirde yardımı alanla veren arasında bir üstünlük farkı var olduğu düşüncesiyle gaflete düşerek, yardımlaşmalarımızın güzelliğine halel getirmiş oluruz ki, pek yazık olur.

Veren el olmak güzeldir. Fakat o el, verdiğini kendinden zannederek ahmaklaşırsa, “kabul buyurun” diyerek usulünce veremez de, verdiğinden şımarırsa, güzel olmaktan çıkar. Alan el olmak da güzeldir. İş ki alan, verenin Hakk olduğunu bilsin ve almada suistimale düşmesin. Yani, nasılsa bana veriyorlar, hazır geliyor düşüncesiyle, işi tembelliğe ve yüzsüzlüğe vardırmasın.

Bu açıklamayı şunun için yaptık: Toplum, verenin densiz tavırları sebebiyle almak istemeyen fakirlerle; alanın yüzsüzlüğü dolayısıyla da vermekten bezmiş zenginlerle dolu. Her işte olduğu gibi yardımlaşmada da usul bilmek son derece önemli. Öyleyse, öğrencilerimize öncelikle vermenin ve almanın usulünü öğretmeliyiz. İhtiyaçlı kılanın da, zengin kılanın da Allah olduğu gerçeğini vurgulamalıyız. Üstünlüğün ancak Allah rızasına uygun yaşamakla mümkün olabileceğini hatırlatarak, zengin fakir ayrımı yapmaya alışarak büyümüş öğrencilerimize, doğru bakış açısını göstermeliyiz.
Ardından, eğer varsa, kendi gurubumuz içindeki bir arkadaşımız için, yoksa, mahallemizdeki bir ihtiyaçlı için, o da yoksa, yardım derneklerine destek olmak için, kendi aramızda toplayacağımız paraları bir zarfa koyarak, yerine ulaştırmalıyız. Bu çalışmada önemli olan, öğrencilerinizi, kendi harçlıklarıyla yardım yapmaya yönlendirmenizdir. Babasının parasıyla, herkes yardımsever olabilir. Önemli olan, kendi parasıyla aynı fedakarlığı yapabilmektir.

Sadece para ile değil, kıyafetlerinden, yiyeceklerinden artırmalarını sağlayarak, bu şekilde de yardım götürebilirsiniz. Bunun için, adını birlikte koyacağınız bir yardım gurubu oluşturun. Mesela: “Beyaz Deniz Yardım Ekibi” veya “Biz De Varız Yardım Sevenler Gurubu” gibi…

Yardımlarınızı, sistematik bir düzen içinde, zamanla listeleri oluşacak ihtiyaçlı ailelere ulaştırmayı görev edinir ve devamlı olabilirseniz, çok güzel bir hizmet yapmış olursunuz.

Bunun yanı sıra, guruptaki öğrencilerinizin, kendi aralarında duygu ve düşünce yardımı yapmalarını da sağlayın. Sıkıntıları olan bir öğrenciye beraberce çözüm aramak, soruları olan birine cevaplar bulmak, dertlerini paylaşmak isteyen bir arkadaşa, birlikte dert ortaklığı yapmak gibi. Bu manevi yardımlaşmalar için, haftanın belli bir gününde ve saatinde, düzenli olarak bir araya gelmeniz gerekir.
Üstelik zamanla bu çalışmayı da, çevreye yardım boyutuna taşıyabilirsiniz.

Hediyeleşme Kampanyası

Hediyeleşmek sünnettir. Sünnet olan diğer tüm davranışlar gibi, insanoğlunu mutlu eden bir yanı vardır. Vermenin ve almanın hazzı, hediyeleşmeyle yoğun bir şekilde yaşanır. Her hafta Cuma günü, ya da ayda bir hediyeleşme kampanyaları düzenlemeniz, hem çalışmalarınıza farklı bir tat katar, hem de öğrencilerinizin ve sizin motivasyonunuza önemli katkı sağlar.

Öyleyse küçük birer kağıda isimlerinizi yazarak başlayın işe. Herkes ismini yazdığı o küçük kağıdı güzelce katlasın. Sonra her birini bir tabakta biriktirin. Ardından, sırayla tüm öğrencilerinize birer isim çekmeleri için uzatın, siz de bir isim çekin. Herkes kendine çıkan kimmiş baksın ama kimse kimseye sır vermesin. Eğer kimin kime çıktığını bilirsek, sürprizi kaçar değil mi?  Ve herkes, belirlenen zamanda, kendisine çıkan arkadaşı için bir hediye hazırlayıp gelsin. Salavatlar getirerek hediyeleşin.

Hediyeleşmelerde dikkat edilmesi gereken en önemli husus, bu işin bir gösterişe ve “en pahalı hediyeyi alma” yarışına dönmemesidir. Öğrencilerinize, hediyeye kıymetini verenin, samimiyet ve emekle hazırlanması olduğunu hatırlatın. Amacımız gönül almaktır. O halde, sevgiyle hazırlanmış ya da alınmış küçük bir hediye, elbette “en güzelini ben aldım” gibi bir kibir hissiyle elinize verilecek olandan çok daha değerlidir.



Grup Bülteni Çalışması

Bu başlık, gurup olarak aylık bir bülten çıkarmanızdan bahseder. Yazarını, ressamını, fotoğrafçısını, editörünü, halkla ilişkiler, basım - yayın – dağıtım ve reklam sorumlularını çocuklardan oluşturacağınız bir bülten.

Her ay konusu değişecek, ama çalışanları hep aynı kalacak, çocukların kendi fikir ve duygularını ifade etme imkanı bulacakları bir çalışma. Elbette sınırlı sayıda çıkartarak başlarsınız. Ardından, maddi destekçiler bulabilirseniz, daha çok kişiye ulaşmanız da mümkün olabilir. Öncelikle, fotokopi yoluyla çoğalttığınız mütevazi bir çalışma olarak yola çıkar, belki de zamanla, bir çocuk dergisi ya da gazetesi çıkartmakta olduğunuzu görürsünüz, kim bilir… :)


Hasta Ziyareti

Öncelikle, kendi öğrencilerinizden hasta olanları ziyaret anlamında, sonra da civardaki hastaları ziyaret şeklinde düşüneceğiz bu çalışmayı. Çevresindeki insanların durumuna karşı duyarlı bir nesle ihtiyacımız var. Maddi duyarlılık, manevi duyarlılık… Hasılı birbirine yardımcı, birbiriyle ilgili bir nesli özlüyoruz. Hasta ziyaretlerini öğrencilerimize bir mesuliyet olarak aşılar ve onlarda bunun bir alışkanlığa dönüşmesine vesile olabilirsek, ne mutlu. Bu çalışma, onların, kendi sıhhatlerine şükretmek gibi bir erdeme kavuşmalarına da sebep olacaktır.

Bu sırada, hasta ziyaretinin adabı ile ilgili bilgileri de vereceğiz elbet. Üstelik bu bilgiler onlar için, yaşamakta oldukları güzel tecrübelere dönüşmekle, kalıcı da olacak. Hasta ziyaretlerinin kısa sürmesi gerektiğini, hastaya moralini düzeltebilecek bir demet çiçekle gidilmesinin iyi olacağını, hastanın gereksiz ve can sıkıcı konuşmalarla yorulmaması gerektiğini hem anlatacak, hem de bu ziyaretlerle pekiştirmiş olacağız. Hasta ziyareti, Allah’ın hoşnut olduğu bir davranıştır. Bu şuurla yapılırsa ibadete dönüşür. Tüm çalışmalarımızda olduğu gibi bunda da, Allah rızası bilincini vermeyi ihmal etmeyeceğiz.


Pazar Çalışması

Pazar çalışması, çocukların her birinin kendi ürettiği bir malı, yine kendi yararına satmasını sağlayan bir fırsattır. Hayır pazarından farkı da budur. Öğrencilerinize, mesela iki ay sonra bir pazar kuracağınızı haber verir ve hazırlıklara başlamalarını söylersiniz. Her biri, maharetlerini konuşturarak, satmak üzere bir şeyler üretmeye başlarlar. Neler? Tığ işinden elbezleri, lifler, buzdolabı süsleri, duvar panoları, takılar, ahşap boyamadan basit ev eşyaları, yelpazeler, kutular, kalemlikler, kitap ayraçları... Daha mı? Verdiğiniz süre içinde, soğan yetiştirip satabilirler mesela. Ya da, pazarın kurulmasına yakın, annelerinin de yardımıyla yoğurt mayalayabilir ya da börek yapabilirler. Hasılı her çocuk, kendi hünerini konuşturarak, tezgahını hazırlar.

Pazarın kurulacağını, bir davetiyeyle velilere ve duyurabileceğiniz herkese haber verirsiniz. Pazar yeri, sınıfınız, çalışmalarınızı devam ettirdiğiniz odanız ya da varsa, müsait bir bahçe ya da teras olabilir. O gün geldiğinde, çocuklar önlerinde birer önlük, pazarda satışa hazır bulunurlar.

Herkes kendi malını pazarlamak için uğraşır. Aylardır emek vererek hazırladıkları mallarını, alın teri dökerek satarlar. Satış sırasında pazarlık nedir, para kazanmak ne kadar zordur öğrenirler. Elinin emeğiyle kazanmanın ne tatlı bir his olduğunu da fark ederler.

Pazar sonunda herkes kalan mallarını toparlar, parasını sayar. Ticaretin bir sünnet olduğunu, bu sırada hatırlatabilirsiniz. Helal para kazanmanın ne kadar kıymetli bir ibadet olduğunu da yine bu çalışmayla gündeme getirebilirsiniz.

Öğrencilerinizle, paralarını nereye harcamak istedikleri ile ilgili konuşun. Eğer parasını, ailesine bir hususta destek olmak, okul ihtiyaçları ya da ayakkabısını almak, ya da ihtiyaçlı birine birazını aktarmak için kullanmak isteyenler olursa, bu öğrencilerinizi takdir edin. Zira, aynı parayı bir internet kafede, lunaparkta, veya pastanede kullanmak isteyeceklere kıyasla, bu öğrencileriniz ciddi bir fedakarlık ve olgunluk göstermektedirler.

NEDEN DERS DIŞI FAALİYETLER YAPMAMIZ GEREKİR?
ÇÜNKÜ:


-Her insan, rutinin dışına çıkarak enerjisini tazeleme ihtiyacı duyar. Bu ihtiyacı karşılamanın en etkili yollarından biri ders dışı faaliyetlerdir.
-Bu çalışmalarla öğrencilerimizi daha yakından tanıma fırsatı buluruz.
-Sadece çocukların değil, eğitimcinin motivasyonu için de, ders dışı çalışmalar gereklidir.
-Bu çalışmalar aynı zamanda öğrencilere, çevre ile bir bağ kurma, tanışma, dayanışma fırsatı verir.
-Değişik aktivitelerin, dinlendirici özelliğinden faydalanmayı sağlar.
-Hediyeleşme, yardımlaşma, hasta ziyareti gibi çalışmalar, öğrencilerimizin manevi gelişimini destekleyen önemli etkinliklerdir.
-Gurup bülteni ile, kendilerini toplum geneline ifade etme imkanı bulurlar.
-Pazar çalışması ile, hayatın bazı gerçeklerini daha net kavrar, yetişkinlerin sıkıntılarından, kısmen de olsa haberdar olurlar.

Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön. Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön.
[ NELER YAPABİLİRİZ? sayfasına geri dön. | Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön. | Bu Sayfayı Yazdır]

  .