Yeşeren Toprak
Yeşeren Toprak
Menü
Online
Sitemizde şu anda 4 kişi online. (2 kullanıcı geziniyor Çocuk Eğitimi)

Üye: 0
Ziyaretçi: 4

daha...
Arama

RUTİN FAALİYETLER

RUTİN FAALİYETLER

Eğitim programı içinde, her gün tekrarlanan ve çeşitlilik göstermeyen çalışmalara “rutin” diyoruz. Bunlar, selamlaşma, toplanma – temizlik, ikram gibi aktivitelerdir. Rutin çalışmaların eğitimde ayrı bir önemi vardır. Bunların hiçbiri bir ders değildir. Fakat öğrencilerinize bu faaliyetler vesilesiyle, hayat içinde yaşayarak, görerek, sorumluluk alarak gelişmenin nasıl bir şey olduğunu, çok rahat gösterebilirsiniz. Zaten, mesela “temizlik imandan gelir” hadisi şerifinin yaşanabilmesinin en güzel yolu, öğrencilerinize, temizlikle ilgili sorumluluk vermektir. Öğrettiğiniz bir bilgiyle ilgili olarak uygulama fırsatı vermediğiniz zaman, eğitime geçmiş sayılamazsınız.

Şimdi, her bir rutin çalışmayı ayrı ayrı ele alalım ve bu sırada, eğitimin ne şekilde gerçekleşeceğini görelim:

Selamlaşma
Her anne ve baba, toplum içinde kendini ifade edebilen, görgü kurallarına uygun davranabilen, özgüven sahibi çocukları olsun ister. Bir insanda bu özelliklerin görülmeye başlayacağı dönemler, okulöncesi yaşlardır. O halde, en küçük yaşlardan başlamak üzere, öğrencilerinize selamlaşma alışkanlığını kazandırın.

Bunun için, her gün derslerinize gelmekte olan öğrencilerden, sınıfa girerken selam vermelerini isteyin. Bu, yerine getirilmesi hiç de zor olmayan bir ricadır.
Nasıl selam verilir, nasıl selam alınır, bir insan bir diğerine selam verirken ne hisseder, yaşayarak öğrenmelerine yardımcı olun. Selamlaşmanın, karşılıklı dua etmek demek olduğunu anlatın. Sadece ders başında değil, ders sonunda herkes evine giderken de selamlaşmak gerektiğini hatırlatın.

Bunları çalışmalarınız sırasında gerçekleştirirken, bir yandan da, bir otobüse bindiğinde, bir bakkala girdiğinde veya bir insanla herhangi bir sebeple muhatap olması gerektiğinde, selam vermenin çok isabetli bir davranış olacağını söyleyin.

Yani öğrencileriniz, sadece sınıfa girerken değil, sosyal hayatlarında da bu alışkanlığı yaşayan, görgülü, nazik ve ince insanlar olsunlar. Selamı yaymanın, selamlaşmayı rutin bir alışkanlık haline getirmenin, ne derece faydalı ve güzel bir tutum olduğunu zaten, hadis-i şeriflerinde sevgili peygamberimiz de ifade buyurmuşlardır. O halde hadi, anlatın, yaşatın, yaşayın… :)

Toplanma – Temizlik
Kendi odasını süpürmüş bir peygamberin ümmeti olarak, kendi işimizi yapmak bize zor gelmemeli. Öğrencilerimiz, her gün sınıf olarak kullandıkları mekanı hem temiz kullanmayı, hem de temiz bırakmayı öğrenmeliler. Program sırasında, (1)resim ve elişi gibi biraz dağınık bir çalışmadan sonra, (2) ikram öncesinde ve sonrasında, (3) bir de evlere dağılmadan önce, sınıf içinde toplanma ve temizlik faaliyeti elzemdir. Öğrencileriniz arasından bazen, “ben hizmetçi miyim?!” diyerek, süpürmeyi, silmeyi reddedenler çıkabilir. Ya da veliler arasından, “biz
Çocuklarımızı buraya temizlik yapsınlar diye mi gönderiyoruz?” diyenler de olabilir. Bir eğitimci olarak bu iki durumda size düşen, en güzel bir üslupla, bu çalışmaların da eğitim faaliyetlerinizin bir parçası olduğunu anlatmaktır.

Her insan, kendi dağınıklığını toparlayacak, kendi pisliğini temizleyecek güce sahip olmalıdır. En ufak döküntüsünü bile bir başkasının toplamasına alışmış asalak huylu insanlar, her zaman birine muhtaç kalırlar.

.

Bunun da ötesinde, hizmet, büyük bir rahmettir. Yani sadece kendi pisliğini temizlemek için değil, bir başkasının temizlik ihtiyacını gidermek de çok önemli bir hizmettir. Kendi işini görebilecek beceride insan, öncelikle özgür olur.

Yine 4 – 6 yaşın eğitim aldığı anaokulları da dahil olmak üzere, tüm eğitim kurumlarında, günlük temizliğin öğrencilerin sorumluluğunda olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü zahmetini çekmeyen kişi için temizlenmiş bir yeri pisletmek çok daha kolaydır. Halbuki o mekan için yorulmuş bir öğrenci, bu konuda sorumluluk almamış bir başka arkadaşına kıyasla, çok daha koruyucu olacak ve icabında, dağıtıp kirleten başkalarını uyarabilen bir noktaya gelecektir.

.

Oyun sonrasında oyuncakları toplamak, ikram öncesinde masaları silmek, ikram sonrasında yeri gırgırlamak, masaları temizlemek, bulaşıkları toplamak; belli aralıklarla oyuncakların yıkanması ve dolapların düzenlenmesi, günlük tozun alınması, çöpün dökülmesi gibi işler, her yaşta çocuk tarafından, üstelik çok da sevilerek yapılabilecek basit işlerdir.

Bunların dışında bir de, öğrencilerin kendi özel temizliklerini hatırlamalıyız. Bunlar, ikram öncesi elleri yıkama, ikram sonrası el – ağız – diş temizliği yapma gibi temel alışkanlıklardır ki, eğitim faaliyetleri içinde muhakkak vurgulanması gereken önemli mevzulardır. Ellerini yıkayan arkadaşlarına peçete ya da havlu tutmak gibi ayrı bir vazife de bu şekilde gündeme getirilebilir. Hasılı, öğrencilerinizin, her fırsatta sorumluluk almasına ve yardım eden duyarlı insanlar olmasına gayret edin.

Annemin dedesi, vaktinde, sırf babama havlu tutmak için, dakikalarca kapıda beklermiş. Büyük bir hürmetle, kendinden çok küçük yaştaki babama havluyu tutar ve pek ince bir nezaket örneği olurmuş. Babam bunu anlatırken, “o havlu tutan yaşlı adama” karşı ne kadar da büyük bir hürmet duygusuyla dolu olduğunu, gözlerine bakan herkes anlayabilir. “Utanırdım, o kadar latif ve mütevazi idi” der… Şimdilerde bu tip örneklerin çoğalması adına, sizce de bir şeyler yapmalı değil miyiz? Hizmetin himmet olduğu gerçeğini her vesileyle hatırlamaya, sizce de muhtaç değil miyiz? Ya öğrencilerimiz? Onlar da en az bizim kadar açlığını çekmiyorlar mı o eski insanlardaki güzelliğe…?

Oysa şimdi bakıyorsunuz, evinde işlerini sürekli bir hizmetçinin yapmasına alışmış kocaman genç kız, ne bir iğne tutabiliyor, ne de iki tabak yıkayabiliyor. Aslında yapacak kapasitede ama mazereti var: “Niye ben yapacakmışım yaa! Hizmetçi ne güne duruyor?!” diyor. Gittiği hiçbir yerde sorumluluk almak da istemiyor, çünkü hazıra alışmış. Böylece ortaya, tevazudan bihaber, hazırcı, tembel ve asalak bir insan çıkıyor. Bize yakışan bu tavır mı sizce?

.

Bir ortamın temizliğinden sorumlu tuttuğunuz öğrenci, o ortamın temiz kalması için de elinden geleni yapar. Çünkü kimse, emeğinin heba olmasını istemez. Altı yaşındaki bir öğrencimin, arkadaşlarına şöyle bir tavsiyede bulunduğuna şahit olmuştum: “Oyuncakların hepsini dağıtmayalım. Sonra toplaması zor oluyor.” :)

Eğer oyuncak toplama işini arkadaşlarıyla beraber yapıyor olmasaydı, bu çocuk, daha düzenli oynama ihtiyacını yine de duyar mıydı dersiniz? Üstelik bu, çocukları hep kontrollü oynamak zorunda bırakan bir uygulama da değildir. Nitekim, başka günler, yine kendileri toplayacak oldukları halde, oyuncakları rahatça dağıtarak oynadıkları da çok olmuştur.

Özetle, öğrenciler, kullandıkları mekanı temiz ve derli toplu bırakmaya alışmalıdır. Bir pikniğe gidildiği vakit, ayrılmadan önce kullandıkları çevreyi temizlemeleri, çöplerini toplamaları gerektiği gibi… Pasaklı ve sorumsuz insanların artmaması, sizin elinizde. Ha gayret :)


İkram
Çocuk eğitim faaliyetlerinde ikram, ayrı bir önem taşır. Kendi çocukluğumu hatırladığımda, bunu çok daha net görebiliyorum. Sekiz dokuz yaşlarındayken, annemle beraber bir mevlide ya da toplantıya gidecek olduğumuzda aklıma ilk gelen, orada bize ne ikram edecekleri sorusu olurdu. Gittiğimiz bazı Kuran meclislerinde, teyzelerin ağladıklarını görür, “niye ağlıyorlar ki şimdi bunlar?” diye, şaşkın şaşkın yüzlerine bakardım. Onların aşkla ağladıklarını nereden bileyim. :) Aklım mutfakta olur, bu sırada sabırla ikramın geleceği anı bekler, tabaklarda bir de yaş pasta varsa, tam anlamıyla bayram ederdim (Gerçi, çikolatayı ve içinde bulunduğu pastaları hala çok severim ya) :)

Çok daha küçükken, üç yaşlarımda iken, köyde evine dadandığım Daduma nineyi de rahmetle anmak isterim. Zira her ne zaman köye gitsek beni evine davet eder, ille de lokum ikram ederdi. Tahta merdivenlerden çıktığım üst katta, renk renk lokumların konduğu karton kutular olurdu ve ben, o yaşta yaşadığım birçok şeyi, muhatap olduğum birçok kişiyi unutmuşken, Daduma nineyi hep lokumlarıyla hatırlarım.

Bunları, bir gerçeği dile getirmek üzere söyledim. O gerçek şudur: İnsan ikrama, ihsana mağluptur derler ya hani büyükler, işte çocuklar, ikrama mağlup olmada en ön sırada durur. Zaten onları küçücük bir ikramla sevindirmeniz de çok kolaydır. O halde, bazen şekerler, bazen lokum ya da çikolatalarla, bazen kekler pastalar, bazen böreklerle, onları ikramlamayı ihmal etmeyin. İkramın her çalışma gününde yapılması en güzelidir. Eğitim programınızda uygun bir yere, mutlaka bir ikram saati yerleştirin. Bunu neden yapmalısınız? Sıralayalım:

- Öncelikle üç dört saat sürecek bir çalışmada, çocukların acıkması çok büyük ihtimaldir ve aklı yemekte olan çocuğa konu anlatmanız çok zor olur.
- Bazı çocuklar, ailesinin zoruyla gelirler ve ikram saatleri, böyle çocuklar için muhtemelen çekici ve çalışmayı dayanılır kılan bir unsur olur ( kendimden biliyorum :) )
- Özellikle şeker, çikolata, lokum, pasta, kek gibi tatlı ikramlar, zihni ve dikkati açmakla kalmayıp, çocukların en sevdiği gıdalar arasında yer alır.
- Her bir çalışma gününde, farklı bir veliye ikram hazırlama sorumluluğu vererek, anneleri çalışmaya dahil etmiş olursunuz.
- Annesi ikram getiren çocuğu, yanına bir de yardımcı vererek, servis görevlisi yapar ve arkadaşlarına ikram etmenin sevincini yaşatırsınız.
- Yemek seçmek yada önüne konan yemeği beğenmemek gibi kötü alışkanlıkları olan öğrencilerinizi uyarma ve bilinçlendirme fırsatı yakalarsınız.
- Yemek sırasında uyulması gereken görgü kurallarını dile getirir, öğrencilerinizin bu kurallara uygun yemelerine vesile olursunuz. Nedir bu kurallar: Ağzını şapırdatmadan yemek, önünden yemek, yemek yerken gereksiz konuşma yapmamak, yemeğin yapıldığı malzemenin alınması için para kazanana, yemeği hazırlayana ve sunana teşekkür etmek…. :)
- Sağ elle yeme, besmeleyle başlama, hamdeleyle bitirme, yemek duası etme bilincini kazandıracak zemininiz olur.
- Yemek yerken, açlık çeken insanları hatırlatır, tabağımızda kırıntı bırakmamamız, israf etmememiz ve gereksiz oburluklar yapmamamız gerektiğini vurgularsınız.
- Rabbimizin bizim için yarattığı çeşitli nimetlere dikkat çeker, faydaları hakkında konuşursunuz.

.

Servis görevi verdiğiniz öğrencinize, vazifesine daha iyi adapte olabilmesi için, bir servis önlüğü ve yaka kartı takın. Her görev, formasıyla yapıldığında daha anlamlıdır, hem hizmet eden, hem de edilenler için… :)

Çocuklar, gerek toplama ve temizlik, gerekse ikram saatlerinde, yetişkinlerin zannettiğinden daha fazlasını başarabiliyorlar. Bunun için sadece kendilerine fırsat verilmesi gerekiyor. Anaokulu yaşındaki çocuklar bile servis yapabiliyor, bulaşık yıkayabiliyorlar. O halde daha büyük yaş guruplarında, bu görevlerin çok daha büyük bir başarı ve titizlikle yapılabilmesi gerekir.

.

Hasılı, sadece ikram saatlerinde yapılacak bir çok ders vardır. Bu vakitlerin kesinlikle boş lakırdıyla ziyan edilmemesi, yine sizin gözetiminiz ve kontrolünüz altında, en verimli şekilde geçirilmesi gerekir.


NEDEN RUTİN FAALİYETLER YAPMAMIZ GEREKİR?
ÇÜNKÜ:

-Her bir rutin çalışma, bilinçli bir alışkanlığın kazanılmasına ve yerleşmesine vesiledir.
-Kendi işlerini kendisi yapabilecek durumda olduğu halde başkalarından bekleyen insanlar, toplum için yüktür. Rutin çalışmalar yapmalıyız, çünkü yükümüzü azaltmaya ihtiyacımız var.
-Bir insan ancak sorumluluk almakla gelişir. Rutin çalışmalar, öğrencilerin günlük program içerisinde düzenli olarak sorumluluk almasına sebep olur.
-Kurulmasına ya da temizliğine katkıda bulunduğumuz yer için, daha dikkatli ve özenli davranırız. Bir insanı “koruyucu” vasıfta yetiştirmenin ön şartlarından biri, o insanı “kurucu” yapmaktır. Yapmak için yorulan kişi, yaptığının yıkılmaması için de uğraşır.
-Birini “temiz tutan” kişi olarak görmek istiyorsak, öncelikle “temizlik yapan” kişi olmasına zemin hazırlamalıyız.
-Selamlaşmak, hal hatır sormak gibi görgü kuralları içine giren davranışlar, rutin çalışmalar sırasında rahatlıkla öğretilebilir.
-Hizmetin ne kadar güzel bir ibadet olduğunu, bizzat hizmetin içinde bulundurarak yaşatmak için de bu faaliyetlere ihtiyaç duyarız.


..

Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön. Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön.
[ NELER YAPABİLİRİZ? sayfasına geri dön. | Çocuk Eğitimi Ana Sayfasına Geri Dön. | Bu Sayfayı Yazdır]

  .