Yıllar önce, yaşı küçük, derdi pek büyük bir çocuk tanımıştım.
Henüz altı yaşındaydı; fakat o kadar fazla kontrol sorunu yaşıyordu ki dile getirmek zor. Biraz anlatayım:
O gün nasıl davranacağını hiç kestiremezdim. Bazen, hani “sağ kol” derler ya, öylesine yardımcı kesilirdi bana. Bazen de, tam anlamıyla bir “baş derdi” olur, canımdan bezdirirdi. Onu sakinleştirmek isterken, o kadar yorulurdum ki eve bitkin vaziyette dönerdim.
Aynı sınıfta bir de kız kardeşi vardı. Bana, “öğretmenim, benim ağabeyim deli” derdi. Bunu duyan diğer çocuklar da, onun deli olduğunu söylemeye başladılar. Her ne vakit bu söz tekrarlanacak olsa “hayır, o deli değil, sadece duanıza ihtiyacı var” der, savunurdum.
Doğrusu kendi çapımda biraz, “ben bu çocuğu adam ederim” hissi taşımıyor değildim. Zaten, ne zaman “işte oldu!” diyecek olsam, tekrar bir tuhaf davranmaya başlar, bana kalırsa, çok iyi bir “haddini bilme” dersi verirdi nefsim için.
Bir gün, çok fazla yaramazlık yaptığı ve çevresine zarar verdiği gerekçesiyle okuldan uzaklaştırdım. O gün evde annesine şunu söylemiş:
- Anne, ben okula giderken, burnuma, kulaklarıma bezler tıka.
Anne şaşkınlıkla sebebini sorunca da şu cevabı vermiş:
- Deliklerimi tıka ki sinirim dışarı çıkmasın!
Bu diyaloğu duyduğumda, hem çok üzülmüş, hem onu biraz daha sevmiştim. Çaresizliğinin böylesine farkında olan bir çocuğa yardım edilmeliydi.
Bu çocuk, kontrolünü kaybettiği zamanlarda, bendenizi dövmeye kalkardı ve karşısında bütün gücümle, ciddi bir “nefsi müdafaa” durumunda kalırdım. Kollarımın morardığı, ferimin kesildiği olurdu. Kendimi; “ne kadar da çok günahım var, bu çocuk vesilesiyle, onlardan kurtuluyorum” diye avuturken, bir gün diğerlerinin, “hadi biz de öğretmeni dövelim” diye, kendi aralarında fısıldaşarak plan yaptıklarını duyunca, durumun vehametini farkettim. Arkadaşlarına hiç iyi örnek olmuyor ve en uslu çocuğun bile acayip düşüncelere kapılmasına yol açıyordu.
Zamanla, sınıftaki diğer çocuklara da şiddet uygulamaya yeltenince, velilerden şikayetler gelmeye başladı. Ne yazık ki yardımcı olamadık ve onu guruptan, temelli ayırmak zorunda kaldık.
Ara ara hatırıma gelir ve neler yaptığını, nasıl olduğunu merak ederim. Sizlere ondan bahsedişim, “en çekilmez ve yaramaz çocuğun dahi ne kadar saf olduğunu görmeniz” temennisindendir.
Lütfen, bu yavruya dua edin. Görmüyorum, nerededir, ne yapar, bilmiyorum; ama duaların sınır tanımadığını ve menziline muhakkak ulaşacağını biliyorum. Şimdiden teşekkürler…




